Added: Oct 7, 2008

From: hasanabi

Duration: 1:39

Nâzım Hikmet Ran, 20 Kasım 1901'de Selanik'te doğdu (aile çevresinde 40 gün için bir yaş büyük görünmesin diye bu tarih 15 Ocak 1902 olarak anılmış, kendisi de bunu benimsemiştir), 3 Haziran 1963'te Moskova'da öldü.Dedesi Nâzım Paşa, valiliklerde bulunmuş, özgürlükçü, şairliği olan bir kişiydi.Babası Hikmet Bey ise Mekteb-i Sultani (sonradan Galatasaray Lisesi) mezunu, önce ticaret yaşamını denemiş, başaramayınca Kalem-i Ecnebiye'ye (dışişleri) bağlanmış bir memurdu. Dilci, eğitimci Enver Paşa'nın kızı olan annesi Celile Hanım, Fransızca konuşan, piyano çalan, ressam denecek kadar iyi resim yapan bir kadındı.Nazım, dedesinin de itelemesiyle şiirler yazmaya başlayan Nazım, 1919 yılında Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü'nde güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten ayrıldı, bu arada ilk şiirlerini yayımladı. 1921 başlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Anadolu'ya geçti, Bolu'da öğretmen olarak görevlendirildi. Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) yazıldı. Burada siyasal bilimler ve iktisat okudu. 1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği'ne gitti. 1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı. 1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı. 1938'de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova'ya gitti. 1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı. 3 Haziran 1963'te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova'da Novodeviçye Mezarlığı'nda toprağa verildi...

Channel: People

Tags: hikmet  nazim  poet  turkish 


Rating: 4.87 (63 ratings)    Views: 11764' favoriteCount='39    Comments: 47

prometusfire Says:

Oct 7, 2008 - bu dünyada hala sscb olsaydı bugün tüpraş satılmazdı ırakta afganistanda amerikan işgali olmazdı sırplar boşnakları ve hırvatları doğramazdı ortadoğuda çatışmalar olmazdı uyuşturucu pazarı bu kadar aktif bişekilde seyredemezdi

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - Nazım hikmetin şiirleri güzel olabilir.Fakat bir necip fazıl kısa küreğin yazdığı 1 mısrayı yazamamıstır.Sırf siyasi görüşlerinden yere göğe sığdırılamıyor.İnsanı ön planda tutan sözde komunızmınız sovyetler birliği zamanında milyonlarca türkü katletti.Neden? Çünkü müslüman türk idiler nedne bunları konusmuyorsunuz.Sizler tarihini unutmussunuz.

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - Leninin naaşı mumyalanmış her yıl binlerce dolar harcanıyor rusyada meclisin bir bölümü fikirleri öldü naaşına binlerce dolar harcıyoruz gömelim gitsin deöişlerdir dünyada iz bırakan adamlara bakın ne haldeler.Öldükleri zaman rus çocuklar açlıktan ölüyordu.

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - Biz milliyetçiyiz.Atalarımızdan aldığımız bayrağı elimizde gururla tasıyoruz.Herkez kardeşimiz.Fakat bu ülkeye dinsizliği komunızmı getirtmemk isteyen herkezle fikirlerimizle ve ya başka türlü mücadele vermeye hazırız.Bunu faşistlik olarak görmüyoruz.Eğer bu faşistlikse faşistiz

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - bizi faşistlikle suçlayanlarda ozaman faşist biz köpek sek sizde köpeksiniz sizde vatanınız için urasıyosunuz gelin el ele verelşim kendi doğrularımızdan vaz gecelim ortak karara varalım.Bitsin kavgalarımız.Oturalkım çay içip tavlalar oynayalım

BozkurtTuran Says:

Oct 7, 2008 - Türküz Türkçüyüz Atatürkçüyüz60. Hükümet Milliyetçi hareket

terzi3 Says:

Oct 7, 2008 - ulkucu3434 biz agabeyilerinizle bir nesil heba ettik , yolu olmayan ,okulu olmayan saglik ocagi olmayan , calisilacak isi olmayan vatan ne kadar senindir ? bunlara kafa yoralim ne dersin...

mehmetyurdakul Says:

Oct 7, 2008 - YASASIN SOSYALIZM

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - tam tersine SOSYALİZMİ övücü sözler işittim.nedenini anlamanız için iyi bir araştırma yapmanız gerekir.ayrıca leninin mozalesine binlerce dolar harcanmıyor.hem harcansa ne yazar kızıl meydan heryıl binlerce turist çekiyor.siz tarihi unutmuşsunuz diyenler ne dünden ne bugünden haberdarlar.sovyetlerdeki bu açlık masalının sosyalımzden

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - kaynaklandığı masalını kimler anlatıyor bilmiyorum ama gelip kapitalist rusyadaki yada dünyadaki açlığı gorsunler.AYRICA komünizm yada sosyalizmin dinsizlik olduğunu soyleyenler cevap versin -madem öyle neden sovyetlerden kalan kilise ve camiler var? size birileri masal anlatıyor ve veriyor gazı.

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - arkadaşlar lütfen kendinizi kandırmayın ya.Sovyetler de bir dönem kilise çanları yerlerinden söküldü gidin dünya ansiklopedilerinden okuyun.Sovyetlerbirliği yıkıldığında pet şişelerin kesilmiş arkalarıyla yemek yiyordu insanlar trt nin belgesellerinde bile var.Sovyetlerin himayesine aldığı türk cumhuriyetlerinde binlerce insnaı kestiler.Kırım mesela yani lütfen

ulkucu3434 Says:

Oct 7, 2008 - terzi 3 ede katılıyorum.Haklısın ağbey birazda bunlara kafa yrmak lasım.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - sen açlık derken 1917 öncesi çarlık rusyasından bahsediyorsun.Rusya'da Çarlığın 1917 Şubat'ında yıkılması devrim açısından yeni bir başlangıç demekti. Şubat Devrimi işçi sınıfının devrimci eylemiyle başlamış ve nihayet üniforma giymiş köylülerden başka bir şey olmayan askerlerin desteğiyle başarıya ulaşmıştı. Ancak bu başarı sınırlıydı.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - İşçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyinin yetersiz olması dolayısıyla iktidar burjuvazinin eline verildi. İktidar değişmiş, ancak işçi sınıfı ve yoksul köylülük ne sömürüden ve açlıktan, ne zorbalıktan, ne de emperyalist savaşta can vermekten kurtulabilmişti.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - Burjuvazi Çarlık'tan devraldığı, en başta da savaş olmak üzere hemen bütün gerici politikaları sürdürüyordu. Ancak Şubat Devrimi yalnızca burjuvaziye iktidar değil, işçilere de 1905 Devrimi'nden hatırladıkları o muazzam aygıtı, Sovyetleri vermişti.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - ayrıca dostum 2 yıldır moskovadayım.kırımlılardan bahsediyorsun.yapılan her uygulamanın muhakkak mantıklı bir açıklaması vardır,sana kırımlı liderin KIRIMOĞLU'nun bir konuşmasını yazıyorum

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - Sovyetler anayasasına göre herkes eşit, herkes aynı haklara sahip denir; bize öyle öğretilirdi okullarda.Anayasa'da belki öyle maddeler vardı ama, uygulama öyle değildi. Kırım Tatarları'na ve bazı milletlere ayrı, gizli kanunlar vardı. Kırım Tatarları'nı istediği Yüksek Okullara almazlardı. Ben liseyi bitirince Taşkent, yani Orta Asya Üniversitesi'ne girmek istedim.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - Bana açıktan açığa söylediler, 'bu fakülteye Kırım Tatarları'nın girmesi yasaktır' diye. Aslında böyle açık açık söylemeye hakları da yok ama çok istekli olduğumu gördüler, acıdılar, fazla oyalanmıyayım diye söylediler. Ve gerçekten de Şarkiyat Fakülte'sinde Sovyetler zamanında casusları yetiştirirlerdi.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - BİZDE GÜVENİLİR MİLLET OLMADIĞIMIZDAN BİZİ BU FAKÜLTELERE ALMAZLARDI.Ben başka bir okula girdim ve ziraatçı oldum. Bu da sevdiğim bir meslek değildi ama okuyabileceğim yer orasıydı.

esrefgulay Says:

Oct 7, 2008 - herhalde anlatabildim olayı.kendi milletine böyle soyleyenin de onları bazı okullara almayanın da bir bildiği vardır.benim de var.hiç bir güç kendi sistemi için tehlike oluşturan bir varlık istemez.bu sizin TURANCILIK'ta da böyle.haksız mıyım

ultrAtaol Says:

Oct 7, 2008 - Cok güzel.

mahoran Says:

Oct 7, 2008 - cok buyuk.

tolgahan77 Says:

Oct 7, 2008 - büyük adam yaaa

Ezogelincorbasi Says:

Oct 7, 2008 - YÜRÜ BE HOCAM..USTAM

derseeman1983 Says:

Oct 7, 2008 - baba büyüksün!